Adını Feriha Koydum Dizisi
Al Yazmalım Dizisi
Alemin Kıralı Dizisi
Çocuklar Duymasın Dizisi
Gönülçelen Dizisi
Hayat Devam Ediyor Dizisi
Son Dizisi
Suskunlar Dizisi
Tövbeler Tövbesi Dizisi
Yahşi Cazibe Dizisi
  ATVDizileri Sitesi    Gönülçelen Dizisi (2.Sezon)    Gönülçelen Dizisi     Gönülçelen Dizisi (Moderatör: filozof  Gönlümüzü Çelen'e Veda Mektubunuz~Your Farewell Letters to Gonulcelen


Sayfa: 1 ... 5 6 [7]
Cevap Yaz
  Konu: Gönlümüzü Çelen'e Veda Mektubunuz~Your Farewell Letters to Gonulcelen  (Okunma sayısı 9154 defa)  
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mesaj Tarihi: 24 Haziran 2011, 20:54:43
******
Üye Grubu:V.İ.P Üye
Cinsiyet: Bayan
Konum: CennetŞehirBolu
Kayit Tarihi: 14 Haziran 2010, 10:28:37
Mesaj Sayisi:3277
Ynt: Gönlümüzü Çelen'e Veda Mektubunuz~Your Farewell Letters to Gonulcelen
Yine çok güzel bir hayalin peşinden ayrılıyoruz.
O öylesine bir hayaldi ki..
Toz pembe olduğu kadar siyahlığını da gösterdi.Bir yandan aşkı anlatırken bir yandan da müziğin o eşsiz doyumluluğunu anlattı.Öteki Türkiye'nin gerçekleriyle bizi karşı karşıya bıraktı.Dizimiz pek gerçekçi olmadı,hayaldi.Ama kendimizden bir şeyler bulduk bu dizide.Belki Hasret'in hıçkıra hıçkıra ağlamasından,belki Murat'ın karamsarlığından..Belki de mahallenin o cıvıl cıvıl,rengarenk hallerinden.
Belki bizi binbir şekle soktu izlerken.Gözlerimizden yaş gelircesine güldük,sinirimizden ağladık,bazen de aşıklarımızın aşklarından mest olduk adeta.
Hasret & Murat...
Onlar birtane denecek cinstenler.Aşkı en iyi anlatan çift dense onlar derim ben.Bu 56 bölüm boyunca hiçbir zaman birbirlerinden kopamadılar.Ayrı olsalar bile hep birbirlerini düşündüler.Yan yana olsalar da bakışmadan hiçbir şey yapamadılar.
Ama her zaman bize aşkı en iyi şekilde yansıttılar.Bunda Tuba Büyüküstün & Cansel Elçin'in de payı vardır elbet.Oyunculuk performansı olarak denecek hiçbir söz bulunamaz.Onları çok seviyoruz.Bunu unutmasınlar ve de Hasret & Murat olarak da çok yakıştırdık,çok beğendik..
İlk sezon başladı.26 Şubat gecesi yeni bir dizi başlayacak.İsmi "Gönülçelen".İddialı ve dikkat çekici bir isim.Bu ismi ilk duyan aşk dolu bir dizi olacağını düşünüyor.En azından ben öyle düşündüm.Tek ismiyle kalmıyor.Her reklam arası dönen fragmanlarıyla da kafamızda soru işareti bırakıyor.Bir çiçekçi kız koşuyor önünde bir adam.Sanırsınız birbirlerini kovalıyorlar.Orada bulunan mahalle sakinlerinin de gırgırlarından geçilmiyor.Genç adam zor geçiyor bu insanlardan.Neyse sonunda kız "Döktün mü incilerini ? ! " demez mi ? Bu hayallerde suya düşer elbet.
Sonra bir fragman daha çıkıyor karşımıza bu sefer de bir araba;içinde iki adam kırmızı ışıkta bekliyorlar.Ve caddenin ortasında görülen ve halinden çiçekçi kız olduğu anlaşılan bir kız dolaşıyor.Çiçeklerini satmaya uğraşırken sıradaki müşterisi bizim araba oluyor.Bakıyoruz,yine bizim geç adam.Çiçekçi kız işini yapmaya çalışırken genç adam camı yüzüne kapatıveriyor.Çiçekçi kız bunun altında kalır mı ? Yeşil ışık yanar ve de araba hareketlenir. Çiçekçi kız arkasından "Ne o,kalıbımı mı beğenmedin mu(h)allebi çocuğuu !" diye bağırmaz mı ? Belki genç adam anladı veya da anlamamazlıktan geldi.
Bir fragman daha çıktı kafamızda onca soru varken bu dizi ile ilgili.İzliyoruz.Bu fragman ne kadar da açıklayıcı demesi geliyor insana.Tüm sırları bir bir dökülüyor..
Önceleri alay ederdim.Ne saçma bir dizi,bunu izleyenlere şaşarım falan derdim.İlk bölümünden beri izleyenlerden değilim.Diziyi 9.bölümünden beri izliyorum,takip ediyorum hiçbir bölümünü kaçırmadan.
Murat Hoca'nın ve çiçekçi kız Hasret'in başından geçen olaylar hepimizi hülyalara daldırdı.Bazen o kadar kaptırdık ki kendimizi karakterlerin arkasından göz yaşları döktük.Dizimize söz söyleyenlere karşı tepki gösterdik.Hasret'in durumundan da az isyan etmemiştik.
Ayrıca set emekçileri..
Sizin sayenizde bu güzel diziyi izleme imkanı bulduk.Size de çok şükranlarımızı iletiyoruz ve de çok teşekkür ediyoruz..


Hayat her şeye bir son bulur..
Eminim çok güzel ve tadında bir son olacak..
Keyifle ve büyük bir buruklukla izleyeceğiz bu bölümü.
Ama her şeye rağmen biz bu diziyi çok seviyoruz,her zaman kalbimizde bir yeri var ve de çok özleyeceğiz.Bunu kimse değiştiremez,değiştiremeyecek de..
Gönülçelen unutulmaz bir aşkın ta kendisi. ♥   
Sen her zaman bir tanesin ve de kalbimde hep öyle kalacaksın..
Kolay mı ? Sen benim Gönülçelenimsin.. ♥   

Kayıtlı
Evvel zamanların, şimdiki zamana çekimlenmiş haliydim.
Oysa yaşamak için, geniş zaman içinse koşmak gerekiyordu.

Mesaj Tarihi: 25 Haziran 2011, 20:36:02
Çevrimdışı Cns
Yorumcu
******
Üye Grubu:Kıdemli Üye
Cinsiyet: Bayan
Konum:
Kayit Tarihi: 14 Haziran 2010, 14:53:08
Mesaj Sayisi:505
Ynt: Gönlümüzü Çelen'e Veda Mektubunuz~Your Farewell Letters to Gonulcelen
Bir kaç bir şey karalamak istedim Finalden sonra.. Finali beğenmedim

ama; şimdi bu veda mektubu ya.. o sebepten geniş yazacağım .. ben dün 56. bölüm bitince final diye saygımdan  son jenerik bitene kadar yerimden kalkmadım set kamyoncusundan çalışan ekibe adar herkese saygı sunmak istedim.
bana kalırsa hakikaten tadından yenmez bir iş olarak başladı, farklı bir büyüsü vardı ilk bölümün bile.. o otel balkou, Selin'in atlayışı çaresiz Murat'ın çööküşü, notalar gömülüşü ardından gelen beste... ve aynı anda paralel olarak gösterilen Çiçekçi kız.. halbuki ne kadar ayrık, nerde karşılaşacak ki bu akademisyen, yakışıklı, prens edasında genç adamla o elelrinde çiçeklerle  evinin geçiimini sırtlanan bu  ufak kız çocuğu Çiçekçi kız...  karılaştılar işte, masal bu aslında.. ve sonra bir daha bir daha düğünde karşılaşmaları "aşk tesadüfleri sever" "olamaz mı? olabilir." o yazının önünede manalı manalı duran aşk acısı yaşadığını düşünen  Murat Hoca, aşkın hasını yaşayacaktı bu öğrenci çocukla.. ben ilk bölüümden bunları sezmiştim...

bir kere en başta oyuncular...

Cansel Elçin
. Cansel Elçin oynadı ben Cemal'e hayran oldum, Cansel Elçin oynadı ben Ahmet'e de Hayran oldum. Cansel Elçin oynadı ben Murat Turalı'ya yalnızca hayran olmadım.. ondan başkası olamazmış dedim. Nasıl da bıçaksırtı bir rolmüş.. ilk sezon, ikinci sezon gelişim değişinm evrelerine bakınca Cansel Elçin karakteri böylesi oturtmasa Murat bu kadar çok sevilemezdi. bir ara dzide sayısal verilerle desteklenebilecek bir şekilde forvetten saha kenarına kadar alındığına şahit olduk. dizinin esas oğlanı olarak ara nağme yapar hale geldi. ama,; rolü parlatmak budur. size verilen 5 dakikada bir duyguya bin mimik verirsenz 5 dakikayı 90 dakikaya eşitlersiniz. Kendisi Altın Gol gibiydi dizide.. asla attığı hiç bir top direkten dönmedi :). Maçın yıldızı kendisine verilen yetersiz malzemeyle hep takip ettiğim, ama; rolü bu kadar parlatmasıyla ayrı takdir ettiğim Sevgili Cansel Elçin'di..  bir daha görürsem kesinlikle söyleyeceğim bir şey var :   "izlenilebilir, takip edilebilir  dizi kriteri için varlığın yetiyor" :)

Tuba Büyüsüküstün...

oldu, oldu. o "muallebi çocuuuuu" diye bağırırken tanıtımlarda ben Çemberimde Gül oyanın Zarif Zarifesinden çingene kızı olur mu dedim, şivesi çok eleştilidi ama; oldu.. ben beğendim çoğu sahnede  karşısındaki prosfeyonel oyunculara rağmen Ayda Aksel, Günay Karacaoğlu  gibi durabildi..  Sesi diğer projeere göre daha iyiydi Hasret Tuv-ba hanıma ne kattı bilmiyoroum ama; ben bir bütün olarak kendisini ilk defa Gönülçelende izledim..

Günay Karacaoğlu..
.

Güzelim Gülnaz, Abla Gülnaz, Anne Gülnaz her bir şey Gülnaz.. ikinci sezon  karakterdeki kaymalarına rağmen dizinin komedi tarafını, hüzün tafaını pek tarafını düzenleyen unsurdu bana göre..tiyatro gibidi.. "çatlayacaam" repliği, "abbası" repliği replikten ziyade ifade edişi, sesi, gülüşü kıvır kıvır saçları, mimikleri, jestleri ders olarak okutulsun... sen benim Gönlümü çeldin Gülnaz.. bu projede olmaktan ne kadar mutluydu bilmiyorum ama; ben onu izlemekten hep mutlu oldum...

Onur Saylak...

daha önce birkaç performansını izledim. ara ara çok başarılıklı mimikleri vardı GÖnülçelen içerisinde de, Hasrete evlenmeyelim dediği sahnedeki mimikleri gibi.. yan karakterden Gönülçelende yaşadığı başrole geçici transferlik sürecini iyi değerlendirdiğini düşünüüyorum. Levent'in Forvet, Murat'ın sol bek olduğu bölümlerde Onur Saylak iyi iş çıkardı. Cansel Elçin Forvetin hası  olmasaydı  mevkiin de Forvete kayış kalıcı olabilirdi. :) Gönülçelen'de Levent'in araya giren olmadığını söylemesine ayrıca şaşırmıştım. rolünü her anlamda iyi sahipleniyor.  başarılı bir karakter oyuncusu olduğunu düşünüyorum. Nefes isimli dizisinde başrole yakıştıramadığım isimlerden biri olduğunu anlamıştım. Pek saygıdeğer Süleyman Turan gibi Muhteşem ikinci rol adamı bence..  Levent'in geçişlerini çok güzel ifade ettiği için teşekkür ediorum kendsine

Ayda Aksel...

İlk  bölümden son bölüme, Nesrin'in değişimlerini o kadar incelikle ve abartmadan yansıttıki Nesrin başkası olsa kötü karakter damgası bile yiyebilridi.. Ayda Aksel'in nostaljik yüzü, yüzüne yerşeltirebildiği hüzün, Cansel Elçinle karşılıklı oynarken sanki evimin içinde ana oğul sarılıyor, tartışıyor kucaklaşıyor hissi... oyunda oyun gibi hissetmediğim karşılıklı sahneleri o kadar etkileyici ki  Hatırşa Sevgilide kavga ediyorlar diye şoförünün gellmesine şaşırmadım.. duruşuyla Asil ama; hep iyi kalpli, fedakar bir eş, titizlenen ve çok seven bir anneyi o kadar iyi oynadı ki, bütünün parçası gibi... hatta dizimizin klişe şarkısı Cansel Elçin ve  Ayda Aksel'e gelsin " bir elmanın yarısı" gibisinz :)


İlhan şeşen..

"Sakin ol Nesrin" ikinci sezon senaristlerinin başarıı gösterdiği tek karakter Ethem Karakteridir.  İlhan Şeşen gibi bir değeri hatırlayıp onuda hikayenin içinde var ettiler.. sürekli konuşsa bıkmadan dinleyceğim sesiyle İlhan şeşen Çayımın şekeri, gitarımın teli, Kahvemin  lezzeti gibiydi dizi boyunca...
"Son bölümlerdeki  "Sen benim şarkılarım için çok teşekkür etmem gerek.. o sesi dinlemek çok başka..


Evrim Alasya...

Enerji üzeine sirayet etmiş.. Balçiçek gibi bir karakterin kahkalarını, doğrularını, üzüntülerini çok güzel ifade etmişti. Şarkıları kendi sesiyle söylemesi de ayrı güzellik. Nedense tarzı bana Goncagül Sunar'ı hatırlatıyor.. ondan daha dinamik, ve parıltılı... herr diziye gerekecek bir ren bence yüzü.

Hasan Say..
Genç yaşına rağmen rahat tavırları dikkarimi çekti.. Günümüz gençlik heycanı besleyen ama; bir o kadarda  akıllı, mantıklı davranan Kadir Karakterini çok iyi taşıdı. Sürekli Günay Karacaoğlu gibi bir ustayla sahnesi olması da bence en büyük artısıydı.

Hülya Duyar

Oyuncu olduğunu bilmesem, hakikaten mahalle sakini sanacağım... Kadriye Teyzenin abartılıklarını, aşaırılıklarını ve sevimli hallerini o kadar iyi ifade ettiki bir de Trakya ağzını Günay  Karacaoğlundan sonra en iyi yapan oyuncuydu bence :) ben sadece görünce bile gülüyordum. düşündüm de ikinci sezonda iflas bayrağı çekip gidenlerden brii olsaydı ben bu kadar çok gülemezdim. emeklerine sağlık

Nadir sarıbacak..

Mükemmel, Mükemmel.. Kobra'nın  saltanatını ilan etttiği bölümlerde her sahnedeydi, bi yerlerden mutlaka çıkıyordu. bir dizi, bir yükü ancak bu kadar verebilirdi başrol dışındaki bir oyuncuya... o kadar iyiydi ki Kobraya sinir oldukça Nadir Bey'e hayran oldum.. fırsatçı, şartlarını zorlayan günlük hayatta sıkça karşımıza çıkacak bir tiplemeyi çok başarıyla oynamıştır. Göönülçelen'den bir anı saklamak istesem listenin başında sanırım ki o şapka gelirdi :)

Yasemin Conka...

O kadar dizi de izledim. hiç biri Nakiş kadar yer etmedi.. Ayda Akselle olan muhteşem sahneleri, karakterinin sınırlılıkları yanında sevimliliğinii, o muhteşem Nakiş gülüşü ve tepkilerini hafızamın en kuvvetli yerine Gönülçelen hanesine artı olarak ekliyorum. Hizmetli-  Dost sınırını, sevimliliğini o kadar iyi koydu ki her eve lazım dedim. Özellike Cansel Elçinle olan sahnelerinde harika Ayda Aksel -Cansel Elçin için olan uyumdan  Yasemin Conka- Cansel Elçin olarakta bahsedebilirim.o Murata kapı açışlarını karşılıklı gülşüp sarılışlarını, o mimikleri  Yasemin Conka  iyiki Nakiyeymiş...


Arzu Gamze Kılınç...

Anlayamadığım bir hüzün var yüzünde, Gözleri her an damlayacak gibi bir yaş saklıyor.. Saimenin geçmişini güzel gözlerinde  çok iyi muhafaza ett., Şefkatli kaybetmiş bir anne  rolünde, kızı için endişelenen anne roünde, Hasrete endişelenen anne rolünde   mükemmeldi...


Begüm Kütük...


Aslında Senaryolara 3. evrede yani soa yaklaşıldığında yeni karakter sokmak teknik bir hataymış dergide okudum. Fakat teknik hataların en mükemmeli sanırım Begüm Hanımdı.. Konuk oyub-ncu olarak grdi,  finali gördü... Begüm Hanımı Kurtlar Vadisi, Canım Ailem hep takip ettim. ekrana "izle beni" dedirten bir ışık yayıyor. Tam da dizi ağır drama bağlamışken Romantik Komediye dönmesi için en önemli hamlelerden birisiydi. keşke daha önceden Ceren olarak görseydik kendisini.. ilk defa bir dizide aşığı oynadsı sanırım. ve kusursuz oynadı. Muratla kankayken ayrı bir tat, Leventle özgür ruh sevgiliyken ayrı bir tat aldım. gitmesin istenen  nadir konuklardandı.. Gönülçelen'e kaybolan masalsı havasını veren  Begüm Hanımı ekanlarda daha çok görmek  istiyorum

Dilşad Çelebi..


aklıma hemen Muratla olan şu mükemmel sahnesi geliyor sahil kenarında tablo gibi.. o saçma peruk ve tuhaf gözlükle bile zerafetinden hiç bir şey kaybetmedi..
Selin'in masumiyetini, problemlerini, hüznünü daha ilk bölümden çiviledi aklıma.. Sonrasında bahar... gerçekten yetenekliymiki rolde bahar selin ayrımı yapabildi.. birbirine hiç karıştırmadım.
Gönülçelende kendine karakter seç deseler ben "Selin" olurdum.o bestenin sözlerini, müziğini hak eden  duru bir güzelliği var.. karakteri de çok iyi yansıttı, aşık, masum sevgiliden psikopar asistana...




Kayıtlı


"Mağrur, muzip, cazibeli..."
Mesaj Tarihi: 25 Haziran 2011, 20:39:14
Çevrimdışı Cns
Yorumcu
******
Üye Grubu:Kıdemli Üye
Cinsiyet: Bayan
Konum:
Kayit Tarihi: 14 Haziran 2010, 14:53:08
Mesaj Sayisi:505
Ynt: Gönlümüzü Çelen'e Veda Mektubunuz~Your Farewell Letters to Gonulcelen
evet...   hiç kimseyi atlamak istemedim. Şimdide kamera arkasındayız kim kaldı diye düşünüyorum....

Buldum Kıraç...

"Sevgili Kıraç...

bu dizi için Asis yapımın doğru bir tercihiydin Çünkü ezgilerin, nağmeerin batıya dönük eğer ki  Gönülçelen'in müziklerini Nail Yurtsever yapsa  daha çok müzik ama; uygunsuz müzik olurdu. yüzü batıya dönük ensturmanlarıyla kıraç seçilmiş...
pekala Kıraç Gönülçelen için ne yapmış?
Siyah gece ( aa Pardon o Şehrazt masalında"
Oysa bir Umuttu ( çocuklarım olmadan Aliyee")
Taş Duvarlar (zerda)
İstanbul saklasın( Aşk ve Ceza)
Gönülçelen(????????????)

Kıraç Gönülçelen için ne üretmiş? fon müzkleri haricinde? 
HİÇ
 bu dizinin iddiası neymiş? 
müziğin öyküsü....
ne çok yoruldun Sevgili Kıraç koca sezonu elmanın yarısıyla çıkartıp ne çok yoruldun :)
gitarının teli kopmasın!

Senaryo 1. Sezon (Nilgün Öneş, Gül Dirican ve Sertaç Ergin )

Çok başarılı örüntüler yoktu evet. Özellikle bir sezon boyunca konuşulan büyük gösteri içeriği çok basitti.. ama; sanırım dizinin masal denilen yanı onların elindeydi 2. sezona oranla çok daha romantik komedi tadında, çok daha tutkulu, çok daha tutkulu bir aşktı.. hoca ve öğrenci ayarında birbirlerine aşık olan bu çifiti, mahallenin ağzını, roman geleneklerini( Hıdrelllez gibi) daha çok benimsediler... bence Gönülçelen'in özü onların kalemlerinden damlayanlardı. ama; bıraktılar başladığı işi yarım bırakan insanları hiç tasvip etmedim.  gidişatı gördükten sonra da  hep bir "acaba" oldu.. onlar yazsaydı müziği, aşkı, tutkuyu, romantizmi, iki dünya arası farkları daha çok görebilecek miydik? muhtemelen evet... keşke başladıkları işi bitirselerdi..  bizde onların evvel cümlesini yazdığı dizinin ahirini onlaredan görseydik.. özellikle Hasrete lazımdınız. karakterin geçirdiği değişimi görünce.. sizin yıldızları büyüten aşk hikayesiden evli, mutlu, bi çocuğu eksik sıradan bir çift çıktı :) Kanka nişanlarını da saymıyorum. nasıl yazardınız devam etseniz acaba?

Senaristler 2. Sezon (Muharrem Buhara ve ekibi)

uzun bir süreci beraber paylaştık tabiki.. ama sizin toprakta bu çiçek büyümedi bana göre... naiflik diye zaten naif olan diziyi duygusuz, etiklik diye zaten etik olan diziyi arkadaşımın aşkı kıvamına getirdiniz. Sonra müziği İstanbulla buluşturup İstanbul'da neymiş diyerek Paris'e yatay geçiş yaptınız..  15 bölümü yan karakterle başrol oyuncusunun tek tarafllı aşkını izlettiniz ( arada tek taraflımı diye şüpheye düşürecek tepkisizlikler geldi Hasretten)  Hasret ve Levent'e bir bölüm ayırıp Hasret Levent tatilde bölümü  yazdınız. Sapanca Sahnelerinde Hasret Ve Muratta elinize inen kramplar gelmemiş olacak ki gayet Romantik bir şekilde Hasrete Leventle sırt sırta şarkı söylettiniz. Levent ve Hasret'i taze aşıklar kıvamında dolaştırdınız. arada Başrol oyuncunuz olduğu aklınıza geldi. bir iki okul sahnesi yazmayı ihmal etmediniz.  Finalde de iyi niyetli yaklaşarak diyorum ki bu masal bitmedi, bu çift, bu masal bu mahalle hep var olacak beğenmediyseniz siz devamını getirin dediniz. :) Ama yazdınız  emeklerinize sağlık

Serkan İpekören...

İkinci Sezonun en güzel yanı onun açılarından aşk izlemek oldu... hep paraleldi hikaye ve çekim açıları.. aynadan Hasret, Aynadan Murat siyah beyaz geriye dönüşler.. çapraz çekimler ve finaldeki kareyi dondurup siyah beyaza bağladığınız yer.. ve Murat ve Srlin'in sahil kenarı çekimleri... derinliği katılmıs tablo gibiydi....



Kayıtlı


"Mağrur, muzip, cazibeli..."
Sayfa: 1 ... 5 6 [7]
Cevap Yaz
  Display Options  
Gitmek Istediginiz Yer:
   
Bu Bölümdeki Aktif Kullanicilar:
0 Üye ve 1 Ziyaretçi bölümü incelemekte.
filozof  
Konu Ikonlari:
İletinizin bulunduğu konu
Normal Konu
Beğenilen konu (15'dan fazla mesaj içermekte)
Çok beğenilen konu (25'den fazla mesaj içermekte)
Kilitli Konu
Sabit Konu
Anket


 
  Yeni Mesaj Var Yeni Mesaj Var   Yeni Mesaj Yok Yeni Mesaj Yok   Forum Kilitli Forum Kilitli